top of page

Turizmde Doluluk Fetişizmi

Turizm sektöründe yıllardır ilk sorulan soru aynıdır:
“Doluluk kaç?”
Sanki bir otelin kaderi yalnızca bu rakama bağlıymış gibi…Sanki doluluk yüksekse her şey yolundaymış gibi…
Oysa çoğu zaman sorulması gereken esas sorular sorulmaz.
Doluluk var ama kârlılık var mı?
Doluluk var ama hizmet kalitesi korunabiliyor mu?
Doluluk var ama personel hâlâ bu işi severek yapıyor mu?

Ne yazık ki sektörün büyük bir kısmı başarıyı hâlâ rakamlarla ölçüyor.
  • Kaç otelimiz var
  • Kaç odamız var
  • Kaç yıldızımız var
  • Doluluk oranımız kaç

Rakamlar elbette önemlidir. Ancak tek başına rakamların bir anlamı yoktur.
Uluslararası otel zincirlerinde yıllardır kullanılan bir kavram vardır:
“Qualification or Identification?”

Yani basitçe söylemek gerekirse:
Kalite mi, yoksa sadece rakamsal büyüklük mü?
Bu soru aslında işletmeciliğin kalbine dokunan bir sorudur.
Çünkü gerçek işletmecilik, sadece kapasite yaratmak değildir.
Gerçek işletmecilik, sürdürülebilir değer üretmektir.
Batı işletmeciliğinin en güçlü tarafı da tam olarak burada ortaya çıkar.
Önce sistemi kurarlar. Önce kaliteyi yerleştirirler. Önce insan kaynağını güçlendirirler.
Doluluk ise bu sistemin doğal sonucu olarak gelir.

Bizde ise çoğu zaman süreç tersinden işler.
Önce doluluk hedeflenir. Sonra fiyat düşürülür. Sonra personel daha fazla çalıştırılır. Sonra kalite yavaş yavaş erir.
Ve sonunda işletme görünürde doludur, ama aslında yorgundur.
Yorgun bir işletme, yorgun bir ekip ve yorgun bir marka…

Otelcilik sadece bina işletmek değildir. Otelcilik bir insan yönetimi sanatıdır.
Düşük fiyat politikalarıyla elde edilen doluluklar kısa vadede cazip görünür. Ancak bu modelin uzun vadede çok ciddi maliyetleri vardır.
  • Personel hızla tükenir
  • Hizmet kalitesi düşer
  • Marka değeri zayıflar
  • Deneyimli çalışanlar sektörden ayrılır
Bugün turizm sektöründe yaşanan en büyük sorunlardan biri de budur.
Yıllarca emek verilerek yetişmiş birçok deneyimli yönetici ve nitelikli personel, yanlış stratejiler nedeniyle sektörden uzaklaşmıştır.
Oysa turizm, genç neslin hayal kurabileceği bir sektör olmalıydı.

Bir meslek düşünün…
İnsanlarla tanışıyorsunuz. Dünyayı tanıyorsunuz. Kültürleri öğreniyorsunuz.
Ama ne yazık ki yanlış yönetim anlayışı bu romantizmi çoğu zaman ağır bir çalışma düzenine dönüştürüyor.
Dolayısıyla asıl soruya tekrar dönmek gerekiyor:
Bir işletme gerçekten neyi hedeflemelidir?
Doluluk mu?
Yoksa
Kalite mi?
Gerçek cevap aslında çok nettir.
Kaliteyi kuran işletmeler doluluğa ulaşır. Ama sadece doluluğu hedefleyen işletmeler çoğu zaman kaliteyi kaybeder.
Bir oteli doldurmak zor değildir.
Ama doluyken para kazanmak, doluyken kaliteyi korumak, doluyken çalışanları mutlu tutmak…
İşte gerçek işletmecilik tam olarak burada başlar.
Belki de artık sektör olarak kendimize şu soruyu sormanın zamanı gelmiştir:
Biz turizmde gerçekten ne istiyoruz?
Sadece rakamlar mı?
Yoksa sürdürülebilir bir kalite mi?
Çünkü geleceğin güçlü turizmi, sadece dolu otellerle değil,
kaliteli işletmelerle kurulacaktır.

Kayhan Özen

Gastrodanışman


#turizm#otelcilik#hospitalitymanagement#turizmsektörü#gastrodanisman

 
 
 

Yorumlar


bottom of page